Kenger Otu Nedir, Nasıl Yetiştirilir?

Türkçe’de kenger veya kenker olarak geçen Gundelia tournefortii, papatyagiller familyasından gelen bir bitki türüdür.
Sağlık üzerindeki olumlu etkileriyle bilinen ve şifalı bitkiler arasında kendine yer bulan kenger otu, insanlık tarihinde çok eski zamanlardan beri mutfaktan geleneksel tıbba kadar pek çok alanda kullanılmaktadır.
Yüksek lif içeren yapısı sayesinde tüketim şekline bağlı olarak sindirim sistemi başta olmak üzere birçok organın işleyişine destek olan kenger otunun faydaları saymakla bitmemektedir.
Genellikle ılıman iklimlerde yapılması tercih edilen kenger otu yetiştiriciliği, bitkinin dayanıklı yapısı sayesinde ülkemizin ve dünyanın hemen her yerinde yapılabilmektedir.
Kullanımı çeşitlilik göstermekle birlikte, bu bitki halk tarafından genellikle taze dalları kabuklarından ayrılarak veya kenger otu yemeği yapılarak tüketilmektedir.
Gövde kesildiğinde ortaya çıkan sütten kenger sakızı yapılırken, Akdeniz Bölgesi’nde kenger olgunlaşmaya başladıktan sonra, bitkinin baş bölgesinden kenger kahvesi üretilmektedir.
Bu yazıda, kenger otu nedir, kullanımı nasıldır, ne işe yarar, faydaları nelerdir, nerelerde yetişir, yetiştiriciliği ve sakızı nasıl yapılır gibi sorular yanıtlanmıştır.
Kenger Otu Nedir?
Papatyagiller (Asteraceae) familyasından gelen kenger bitkisi (Gundelia tournefortii), boyu ortalama 40-70 cm yüksekliğinde olan, çok yıllık, sütlü, tüylü ve dikenli bir otsu bitki türüdür.
Kısa, kalın ve az dallı olan gövdesi oldukça dayanıklı, üzerinde beyazımsı tüyler olan yaprakları ise derimsi ve damarlıdır.
Küreye benzer bir yapıya sahip, mor-kırmızı renkte olan çiçek kısmı ise olgunlaştıktan sonra sarımsı ve yeşilimsi bir renge sahip olmaktadır.
Bu bitki, dağlık yüksek yerlerde, kurak yerlerde, kumlu veya çakıllı topraklarda yetişebileceği gibi iç mekanlarda da yetiştirilebildiği bilinmektedir.
Dünya üzerinde en çok Avrupa, Asya ve Kuzey Afrika’da bulunan kenger, ülkemizin hemen her yerinde yetiştirilebilmektedir.
Kenger Otu Nasıl Kullanılır?
Farklı bölgelerde kenger otu, dağ kengeri, kangal otu, kenger sakız bitkisi, deve dikeni gibi isimlerle de bilinen bu bitki, özellikle sakızıyla ünlü olmakla birlikte, köklerinden çiçeğine kadar farklı bölümleriyle kullanılabilmektedir.
Tarih boyunca çeşitli amaçlarla ve farklı şekillerde kullanılan bu bitki, özellikle mutfak ve geleneksel tıpta kendine önemli bir yer edinmiştir.
Bu bitki dikenli bir yapıya sahip olduğundan kullanırken öncelikle kabuğunun soyulması gerekmektedir. Temel olarak genellikle kökü tüketilen bu bitkinin, eski dönemlerden beri kök ve yaprakları kaynatılarak çay olarak tüketilmektedir.
Özellikle ilkbahar aylarında toplanan filizleri ve gövde kısmı sebze olarak yenebileceği gibi salatalara ve haşlanıp yumuşatıldıktan sonra et, tavuk veya sebze yemeklerine tat katması için eklenebilmektedir. Özellikle haşlanan patateslerle birlikte tüketildiğinde tadının güzel olduğu söylenmektedir.
Yemeklere tat katmasının yanı sıra klasik sebze yemekleri gibi pişirildikten sonra limon veya yoğurtla tüketilebileceği gibi, çorba veya pilav yapımında kullanılmakta, hatta turşu bile yapılabilmektedir.
Yumurtayla ve baharatlarla tatlandırılıp kavrularak yapılan kenger otu yemeği de bu bitkinin oldukça beğenilen tüketim şekillerinden biridir. Ancak içerdiği bileşenlerin korunabilmesi için düşük sıcaklıklarda pişirilmesi önerilmektedir.
Bunlara ek olarak hem besin kaynağı hem de sağlık amaçlı bir destek olarak kullanılabilen bu bitkinin olgunlaşma döneminde salgıladığı sütlü öz su, kengerin gövdesi kesilerek çıkarılmakta ve bu sütten sakız imalatı yapılmaktadır.
Kenger Otunun Faydaları Nelerdir?
İçerdiği vitamin ve mineraller sayesinde besin açısından oldukça değerli bir bitki olan kenger otunun faydaları kan dolaşımından diş sağlığına kadar oldukça geniştir.
Demir, kalsiyum, potasyum ve magnezyum yönünden zengin olması nedeniyle vücudun mineral gereksinimini karşılamaya yardımcı olan kenger, barındırdığı doğal enzimler ve antioksidan özelliği sayesinde de karaciğer sağlığını destekler, vücuttaki toksinlerin uzaklaştırıp antikor üretimine katkı sağlar, bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudu hastalıklara karşı korur.
Lif oranı da oldukça yüksek bir bitki olduğundan, bağırsak sağlığını destekleyen doğal bir şifa kaynağıdır. Bu nedenle, sindirim sisteminin sağlıkla çalışmasına destek olan ve mide asidini dengeleyici etkileriyle bilinen kenger otu, özellikle hazımsızlık, mide şişkinliği, gaz gibi sorunlara iyi gelmektedir.
Protein bakımından da zengin olması nedeniyle kas sağlığını destekleyen bir bitki olan kenger, düzenli kullanıldığında, metabolizmayı destekleyerek vücut fonksiyonlarının daha sağlıklı çalışmasına yardımcı olmaktadır.
Kolesterolü dengelemeye yardımcı olan bu bitki, kan şekerinin de dengelenmesine destek olarak, şeker hastalığına karşı vücudu korumaktadır.
İçeriğindeki doğal bileşenler sayesinde safra kesesi sağlığını destekleyen bu bitki, safra akışını düzenleyici etkiler gösterir, ayrıca safra kesesindeki taşın düşürülmesine de yardımcı olur.
Bunların yanı sıra kenger bitkisi, kan dolaşımını düzenleyici etkileri ve kanı temizlemesi sayesinde damar sağlığını da korumaktadır. Kan akışını düzenlemesiyle tansiyonun dengelenmesine yardımcı olan kenger, kramplara, migrene ve baş ağrısına iyi gelir, sinirleri güçlendirir. Ayrıca yüz felcini önlemede de oldukça etkilidir.
Bu nedenlerle, kansızlık sorunu olan kişilerin tüketilmesi önerilen bitkilerden biri olan kenger otu, vücuda rahatlık veren ve halsizliğe iyi gelen doğal ürünlerdendir.
Antienflamatuvar özellikleri de bulunan bu bitki, vücutta oluşan iltihaplanmaların hızlıca iyileştirilmesinde, iltihaplanmayı azaltması sayesinde romatizmal rahatsızlıkları hafifletmede, kulak zarı sorunlarında büyük fayda sağlamaktadır.
Ayrıca, idrar söktürücü özelliği bulunan kenger otu, daha temiz ve ışıl ışıl bir cilt görünümü sağlamasıyla, cilt sağlığı üzerinde de olumlu etkiler gösterir.
Bu bitkiden üretilen ve doğal bir ürün olan kenger sakızı ise diş ve diş eti sağlığına sunduğu katkılarla bilinmekte ve antibakteriyel özellikleri sayesinde de ağız hijyenini koruyucu bir ürün olarak öne çıkmaktadır.
Diş etlerini kuvvetlendiren ve temizleyen bir çiğneme sakızı olan bu ürün, dişlerin beyazlamasına ve diş ağrılarının giderilmesine yardımcı olur.
Tüm bu özellikleriyle vücudu baştan aşağı onaran kenger otu, bu geniş iyileştirici özelliği nedeniyle Avrupa’da oldukça fazla tüketilen bitkiler arasındır.
Kenger Otu Nerede Yetişir?
Kenger otu doğada kendiliğinden yetişen bir bitki olsa da kontrollü ortamlarda yetiştirilmeye de son derece uygundur.
Özellikle, kurak ve ılıman iklimlerde kolaylıkla yetişebilen bu bitki, dayanıklı yapısı sayesinde zorlu iklim koşullarına uyum sağlayarak dünyanın her yerinde yetişebilen nadir bitkilerden biridir.
Dünya geneline bakıldığında, İngiltere, Fransa ve İtalya başta olmak üzere çeşitli Avrupa ülkelerinde, Gürcistan ve Azerbaycan başta olmak üzere farklı Asya ülkelerinde, Cezayir, Fas, Tunus gibi Kuzey Afrika ülkelerinde, İran ve Irak gibi Orta Doğu ülkelerinde yapılan kenger otu yetiştiriciliği, ülkemizde de neredeyse tüm bölgelerde yaygın olarak yapılmaktadır. Bununla birlikte ülkemizde başlıca yetiştirildiği yerler, Orta ve Güneydoğu Anadolu ile Akdeniz ve Ege Bölgesi’dir.
Dağlık, kırsal alanlar ile kumlu ve kurak topraklar başta olmak üzere, türüne bağlı olarak birçok toprak tipinde verimli bir şekilde yetiştirilebilen bu bitki, doğal kaynakların korunması ve sağlık açısından faydalı ürünlerin elde edilmesine katkı sağlamasıyla da oldukça değerlidir.
Kenger Otu Yetiştiriciliği Nasıl Yapılır?
Bahçe veya iç mekânda üretimi yapılabilen, süslemede ya da yemeklerde kullanımı tercih edilebilen bu bitkinin bakımı ve yetiştiriciliği oldukça kolay, ayrıca sürdürülebilirdir.
Kenger otu tohumu, genellikle ilkbaharda, Mart ve Mayıs ayları arasında ekilmesi önerilen bir tohum olmakla birlikte, iklim koşullarına bağlı olarak, sonbahar veya yaz aylarında da ekilebilmektedir.
Tohumumun ekimi için ise iyi drene edilmiş, hafif asidik veya nötr toprak idealken, toprağın humus yönünden zengin olması da bitkinin sağlıklı büyümesine yardımcı olmaktadır.
Her rakımda dikimi yapılabilen kengerin, araziye yapılan ekimlerinde tohum sıra arası 20-30 cm, sıra üzeri 40-60 cm iken, viyole yapılan ekimlerde ise her göze 2 -3 tane tohum ekilmektedir. Dekar başına gereken tohum miktarı ise ortalama 700-1000 gramdır.
Ilıman iklimleri seven bu bitkinin üretimi için yaklaşık 20-25°C sıcaklık en iyi sonuçları vermektedir. Bu nedenle, soğuk havalarda ekim yapmaktan kaçınılmalıdır.
Çimlenme süreleri 7-120 gün arasında değişen kenger otu tohumlarının, ekildikten sonra düzenli olarak sulanması gerekmektedir. Ancak toprağı aşırı sulamamaya da özen gösterilmelidir.
Kenger otunun çiçeklerini açmaya başladığı mevsim ise ilkbaharın orta zamanlarına denk gelmektedir. Yaprak ömrü ise ilkbahardan başlayarak yazın başına kadar sürmekte, yazın gelmesiyle birlikte bitki yapraklarını dökmeye başlamaktadır.
Kenger Sakızı Nasıl Yapılır?
Diş sağlığı üzerindeki faydasıyla bilinen kenger sakızı, olgunlaşma döneminde sütlü bir öz su salgılayan kenger otunun öz suyu toplandıktan sonra, bu sütün çeşitli işlemlerden geçirilip kurutulmasıyla elde edilmektedir.
Doğal bir bileşen olan bu öz su, sakız haline getirildiğinde çiğnendikten sonra bile uzun süre boyunca saklanabilmektedir.
Özetle; kenger otu yetiştiriciliği, kenger otunun (Gundelia tournefortii) dayanıklı yapısı sayesinde hem bahçe hem de iç mekânlarda sürdürülebilir bir şekilde yapılabilmektedir.
Kenger otu tohumu ile başlayan bu süreçte, doğru toprak ve iklim koşullarıyla bitkinin sağlıklı büyümesi desteklenirken, yetiştirilen kenger bitkisi farklı yemeklere tat katmak için kullanılmasının yanı sıra kenger otu yemeği yapılarak da tüketilmektedir.
Bu bitkinin salgıladığı öz sudan üretilen kenger sakızı ağız sağlığına sunduğu katkılarla bilinmekte, bununla birlikte kenger otunun faydaları sayesinde vücutta pek çok sistem desteklenmektedir.
Bu yönleriyle kenger, yalnızca mutfakta değil, sağlık ve geleneksel kullanım açısından da değerli bir bitki olarak öne çıkmaktadır.



