Hürmüz Krizi ABD’nin Gübre Tedarikini Zora Soktu
Şubat 2026’nın son günlerinde başlayan “Operasyon Epic Fury”, küresel piyasalarda adeta bir deprem etkisi yarattı. Mart ayı başlarında Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanmasıyla birlikte dünya genelinde petrol ve gübre tedarik zincirleri büyük bir darbe aldı. Hürmüz Boğazı krizinin kalbinden binlerce kilometre uzakta olsa da, özellikle bahar ekimine hazırlanan Amerika Birleşik Devletleri tarım sektörü, artan maliyetler ve gübre tedarikinde yaşanabilecek darboğazlar nedeniyle diken üstünde.
Enerji Piyasaları Sarsılırken Gübrede Hızlı Tırmanış
Krizin ilk iki haftasında piyasaların verdiği tepki, Hürmüz Boğazı’nın küresel ticaretteki kritik rolünü bir kez daha gözler önüne serdi. Beklendiği gibi en büyük şoku enerji sektörü yaşadı. Isıtma yakıtı ve benzin fiyatları %50’nin üzerinde fırlarken, ham petrol fiyatları saldırı öncesine göre %42’nin üzerinde değer kazandı. Aynı dönemde tarım ürünleri vadeli işlemlerinde daha sakin bir seyir izlendi; buğday %5,9, mısır ise %3,6 oranında değer kazandı.
Ancak asıl dikkat çekici ve endişe verici hareketlilik gübre fiyatlarında yaşanıyor. 2022’deki Rusya-Ukrayna savaşı küresel buğday tedarikini vurup tahıl fiyatlarını %70’in üzerinde artırmıştı. Bugünkü kriz ise doğrudan enerji darboğazı ve azotlu gübreler üzerinde etkisini gösteriyor. Basra Körfezi’nin önemli bir üretim merkezi olması sebebiyle, üre fiyatları sadece üç hafta içinde %28’den fazla artarak ton başına 660 doların üzerine çıktı. DAP ve MAP gübreleri 700 doları aşarken, potasyum fiyatları şimdilik 330 dolar seviyelerinde yatay bir seyir izliyor.
ABD’nin Bahar Ekimi Öncesi Kritik Bağımlılığı
Peki, dünyanın en büyük tarım üreticilerinden biri olan ABD bu kapanmaya ne kadar hazırlıklı? Illinois Üniversitesi Tarım ve Tüketici Ekonomisi Bölümü araştırmacılarının raporuna göre; ABD tarımı için riskin genele yayılmadığını ancak belirli ürünlerde çok riskli bir boyutta olduğunu gösteriyor. Amerika Birleşik Devletleri, kullandığı amonyağın %88’ini kendi üretiyor. Potasyumda ise %98 oranında dışa bağımlı olmasına rağmen, bu tedariki Hürmüz Boğazı üzerinden yapmadığı için doğrudan bir tehdit altında görünmüyor.
Fakat iş DAP, MAP ve üre gübrelerine geldiğinde ABD için tehlike çanları çalmaya başlıyor. ABD’nin tükettiği DAP ve MAP’ın yaklaşık %20’si, ürenin ise %17’si doğrudan Basra Körfezi’nden, ağırlıklı olarak Suudi Arabistan’dan tedarik ediliyor. Üstelik ABD’nin Fas ve Rusya’ya uyguladığı vergiler ile Çin’in fosfat ihracatını durdurması, ülkenin bu bölgeye olan mecburiyetini son yıllarda daha da artırmış durumdaydı. Krizin tam da ABD’de bahar ekim sezonu öncesinde patlak vermesi, tarlaya inecek Amerikalı çiftçiler için girdi maliyetlerinin fırlaması riskini doğuruyor. Kapanmanın uzaması halinde, şu an ağırlıklı olarak ürede hissedilen fiyat baskısı, azalan stoklarla birlikte ABD tarımını derinden etkileyecek daha geniş çaplı bir gübre krizine dönüşme potansiyeli taşıyor.
Haberin önemli bir kısmını oluşturan raporun detaylarına ulaşmak için tıklayın: Strait of Hormuz Closure and Fertilizer Supply Risks for U.S. Agriculture