CHP’li Sarıbal: Yanlış Tarım Politikaları Türkiye’yi Pamuk İthalatına Mahkum Etti
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlediği basın toplantısında pamuk üretiminde yaşanan daralmaya ve artan ithalat bağımlılığına dikkat çekti. Yetersiz devlet destekleri, yükselen maliyetler ve yanlış tarım politikaları nedeniyle pamuk üreticisinin tarladan uzaklaştığını belirten Sarıbal, Türkiye’nin net ithalatçı konumuna sürüklendiğini vurguladı.
Türkiye’nin yıllık pamuk ihtiyacının yaklaşık 1,6 milyon ton olduğunu hatırlatan Sarıbal, mevcut krizin boyutlarını resmi verilerle ortaya koydu. Paylaşılan bilgilere göre Türkiye, yalnızca 2025 yılında 1 milyon tonun üzerinde pamuk ithal ederek bu alıma 1 milyar 727 milyon dolar ödedi. İktidarın görev süresi boyunca lif pamukta yaklaşık 2 milyon 257 bin ton ihracat yapılırken, bunun karşılığında 19 milyon 7 bin ton ithalat gerçekleştirildi. Maliyet dengesinde ise 4 milyar 360 milyon dolarlık ihracat gelirine karşın, ithalata 34 milyar 157 milyon dolar harcandı. Bu tablonun ithalat bağımlılığını kalıcı hale getirdiğini ifade eden Sarıbal, Amerika ve Brezilya’nın Türkiye pazarına pamuk satabilmek için birbiriyle yarıştığını dile getirdi.
Artan Maliyetler ve Kuraklık Ekim Alanlarını Daraltıyor
Uluslararası Pamuk Danışma Komitesi (ICAC) verilerine göre Türkiye, pamuk ithalatında dünyada dördüncü sırada yer alıyor. 2024-2025 sezonunda pamuk ekim alanında 465 bin hektarla on ikinci, üretimde ise 7’nci sırada bulunan Türkiye için gelecek döneme ait öngörüler düşüş eğilimine işaret ediyor. ICAC’ın 2025-2026 sezonu tahminleri, Türkiye’deki ekim alanlarının 430 bin hektara, üretimin ise 780 bin tona gerileyeceğini gösteriyor.
Yaz aylarında yaşanan kuraklık ile artan maliyet baskısı, özellikle Ege ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde üreticiyi ürün değiştirmeye zorluyor. Aydın, İzmir, Adana ve Urfa’da çiftçilerin pamuk ekiminden vazgeçtiği belirtilirken, Çukurova havzası bu durumun en net görüldüğü yerlerden biri oldu. Adana’da pamuk ekim alanı son yedi yılda yüzde 70’in üzerinde küçülerek 2018’deki 455 bin dönüm seviyesinden 2025 itibarıyla 124 bin dönüme kadar düştü.
Üretici Örgütsüz Bırakılarak Tüccarın İnsafına Terk Ediliyor
Tarladaki maliyet enflasyonu çiftçiyi üretimden koparırken, destekleme politikalarının piyasa gerçekliğinden uzak kalması pamuk üretimindeki krizi derinleştiriyor. Ocak ayında yıllık bazda yüzde 43,58 artan Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi (Tarım-ÜFE) verilerine atıfta bulunan Sarıbal, borsalar ve ziraat odalarının ortak çalışmalarını paylaştı. Bu çalışmalara göre kütlü pamuğun kilogram maliyeti 35,63 lira seviyesine ulaşırken, hasat döneminde üretici ürününü ortalama 26 liradan satmak zorunda kalarak zarar etti. Yeni sistemde kilogram başına verilen yaklaşık 2,20 liralık devlet desteğinin ise üretimi sürdürmek için oldukça yetersiz kaldığı vurgulandı.
Maliyet kıskacındaki üreticinin aynı zamanda örgütsüzlükle de mücadele ettiğini belirten Sarıbal, Tariş Pamuk Birliği, Çukobirlik ve Antbirlik gibi kurumların piyasadaki gücünü kaybettiğine dikkat çekti. 1998-1999 sezonunda yüzde 25 olan bu üç birliğin kütlü pamuk alım payının, 2024-2025 sezonunda yüzde 3,5 seviyelerine kadar gerilediği belirtildi. Kamu desteğinden yoksun kalan birliklerin piyasa fiyatları üzerinde belirleyici rol oynayamadığını aktaran Sarıbal, üreticinin tüccarın insafına bırakıldığını ve bu şartlar altında üretimin değil pamuktan kaçışın teşvik edildiğini sözlerine ekledi.