Türkiye’de Ruhsatlı, AB’de Yasaklı: Tarım İlaçları

Lafı hiç dolandırmadan, doğrudan konuya gireceğim. Çünkü az sonra bahsedeceğim mesele; siyasi tartışmaların gürültüsü arasında kaybolup gitmemesi gereken, akşam eve giderken manavdan aldığınız domatesi, çocuğunuzun beslenme çantasına koyduğunuz elmayı, yani doğrudan hayatınızı ilgilendiriyor.

Son yıllarda sabah haberlerinin rutini haline geldi: “Biberler sınır kapısından döndü”, “Kuru incirde kanserojen madde alarmı”, “Greyfurtlar iade edildi…” Sosyal medyada üç gün konuşup, dördüncü gün unutuyoruz. “Rezil olduk” deyip geçiyoruz. Oysa asıl mesele Türkiye’nin imajı değil, Türkiye’de yaşayan insanların can güvenliğidir.

Konuya, devletin en yetkili ağızlarından birinin savunmasıyla girelim. Ekim 2025’te Uludağ Gıda Zirvesi’nde konuşan Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Ersin Dilber, yüreklere su serpmek istemişti. Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada; sınırda dönen ürünlerin oranının sadece binde 1,6-2 civarında olduğunu belirterek, “İhracattan dönen her ürün pestisitli algısı yanlış. Gümrükten dönen hiçbir ürün yurda sokulmaz, imha edilir” demişti.

Sayın Genel Müdür’ün bu açıklamasına hukuki ve bürokratik olarak inanalım. Hadi diyelim ki o zehirli biberler, o kanserojen incirler gümrük kapılarında yakılıp kül ediliyor.

Peki Ya Hiç Gümrüğe Gitmeyenler?

Aslında midemize kramplar girmesi gereken yer tam olarak burası. İhracat için değil, doğrudan sizin, benim, çocuklarımızın yemesi için; İzmir’in, İstanbul’un, Ankara’nın hallerine gönderilen, insan sağlığını tehdit eden ve kanserojen etkisi olan bu ilaçların kullanıldığı sebze meyvelere hangi muamele yapılıyor? İç pazara sunulan tarım ürünlerinde aynı hassasiyet gösteriliyor mu?

Bugün tarih 12 Şubat 2026. Bu yazıyı yazarken önümde iki sekme açık. Biri Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Bitki Koruma Ürünleri (BKU) veritabanı, diğeri Avrupa Birliği’nin pestisit veritabanı (EU Pesticides Database).

Sıkı durun, size “resmi” bir korku filmi senaryosu anlatıyorum.

Şu an bakanlığımızın sitesinde “ruhsatlı”, yani kullanımı yasal tam 5426 adet tarım ilacı var. Gazetecilik sorumluluğum gereği bu listeyi aldım ve üşenmeden, tek tek Avrupa Birliği’nin “yasaklılar” listesiyle çapraz sorguya tuttum.

Ortaya çıkan tablo korkunç. BKU listesinde yer alan, yani çiftçimizin kullanmasında sakınca görülmeyen 865 tarım ilacının etken maddeleri, Avrupa Birliği tarafından yasaklanmış durumda.

Bu sadece bir iddia değil, somut bir veri madenciliği sonucudur. “Abartıyorsun” diyenler veya teyit etmek isteyenler için; Türkiye’de serbest olup AB’de yasaklanan bu 865 etken maddenin tam listesini, kaynak linkleriyle birlikte Excel dosyası olarak yazının sonuna ekliyorum. İndirin, satır satır kontrol edin. Kendi gözlerinizle görün.

Avrupa’nın; “Bu zehirlidir, bu kanserojendir, ben bunu vatandaşıma yedirmem” diyerek 2010’lu yıllardan itibaren yasakladığı maddeler, bizim ülkemizde “bitki koruma ürünü” adı altında hala raflarda. Çiftçimiz suçlu mu? Hayır. Çiftçi, devletin “kullanabilirsin” dediği, ruhsat verdiği ilacı kullanıyor. Ama sonuç değişmiyor: Bizim yasal mevzuatımız, Avrupa’nın sağlık standartlarının en az 10 yıl gerisinden geliyor.

“Sirkeli Suda Bekletirim Geçer” Efsanesi

Halk arasında bir “sirkeli su” avuntusu var. Vicdan rahatlatma seansıdır bu. Eskiden zirai ilaç türleri bitkinin yüzeyine sıkılırdı (kontak etkili), yıkadın mı giderdi. Geçmiş olsun, o devir kapandı.

Modern tarım zehirlerinin çoğu “Sistemik” özelliktedir. Yani ilaç yaprağa veya toprağa verilir; bitki bunu emer, damarlarına, özsuyuna, meyvenin etine, çekirdeğine kadar işler. O domatesi değil sirkeli suyla yıkamak, çamaşır suyuyla bile yıkasanız o zehir çıkmaz. Çünkü zehir artık meyvenin DNA’sındadır.

Buyurun, Dosyadaki “Yasal” Zehirlerden Sadece Birkaçı

Aşağıda paylaştığım dosyada göreceğiniz o yüzlerce maddeden en yaygın olanlarını, ne işe yaradıklarıyla (!) birlikte özetliyorum:

  • Spirodiclofen (Listede 45 üründe var): Avrupa Birliği bu maddeyi “Kansere yol açabilir” (Carc. 1B) kategorisine aldı. Doğurganlığa zarar verdiği şüphesi var. Bizde serbest.
  • Prochloraz (Listede 58 üründe var): Bilinen bir “Endokrin Bozucu”. Yani çocuğunuzun hormon dengesiyle oynuyor, gelişim bozukluklarına yol açıyor.
  • Metiram (Listede 44 üründe var): Vücutta parçalandığında ETU adlı bileşiğe dönüşüyor. Sonuç? Tiroid kanseri ve doğum kusurları riski.
  • S-Metolachlor (Listede 49 üründe var): ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA) buna “Muhtemel İnsan Kanserojeni” diyor. Yeraltı sularımızı zehirliyor.

“Yedim Ama Ölmedim” Demeyin!

Bu zehirler siyanür gibi sizi o saniye öldürmez. Sinsi bir katil gibi çalışırlar. “Kronik toksisite” denilen olay budur. Bugün yediğiniz o ilaçlı elma, 10 yıl sonra karşınıza açıklanamayan bir kanser vakası, kısırlık sorunu, hormonal bozukluk veya Parkinson olarak çıkar.

Avrupa Birliği komisyonu bu kararları keyfinden almıyor. Arkasında devasa bilimsel araştırmalar var. Soruyorum: Avrupalı Hans’ın, Helga’nın sağlığı; bizim Ahmet’in, Ayşe’nin sağlığından daha mı kıymetli?

Bakanlığın “İhraçtan dönen ürünler imha ediliyor” açıklaması, iç pazardaki bu devasa başıboşluğu örtmeye yetmez. BKU listesindeki o 865 ruhsatlı madde, Avrupa standartlarına göre güncellenmedikçe, bizler “raf ömrü uzasın” diye “ömrü kısalan” insanlar olmaya devam edeceğiz.

Soframızdaki tabak değil, bir nevi Rus ruletidir. Tetiği kimin çektiği ise, aşağıdaki dosyada açıkça yazmaktadır.

[Türkiye’de Ruhsatlı Olup AB’de Yasaklanan 865 Pestisit Listesi]

 

Not: “Türkiye’de Ruhsatlı Olup AB’de Yasaklanan 865 Pestisit Listesi” başlıklı dosyada yer alan veriler, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Bitki Koruma Ürünleri Daire Başkanlığı tarafından yayımlanan 12.02.2026 tarihli “Bitki Koruma Ürün Ruhsatları” listesiyle birebir örtüşmektedir. İlgili bilgilere Bakanlığın resmi web sitesi üzerinden de erişim sağlanabilmektedir. Ayrıca bu liste 12.02.2026 tarihinde T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı BKU veritabanı ile EU Pesticides Database verileri baz alınarak hazırlanmıştır. Veriler kamuya açıktır ve anlık olarak değişebilir.

Hüseyin Mert Acar

Gazeteci, Tarım Yazarı, Dijital Pazarlama ve SEO uzmanı olarak dünyadan ve yerelden; tarımsal üretim ve ziraat uygulamaları hakkında gündeme dair içerikler üretiyorum.

Benzer İçerikler

Abone
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle