Kültür Mantarı Hastalık ve Zararlıları ile Mücadele
Dünyanın birçok yerinde çeşitli mantar türleri yetiştirilmektedir. Dünya üzerinde 200 mantar türünden yalnızca 25’i kültüre alınmış ve insanların beslenmesi için kullanılmaktadır. Kültür mantarı ise dünyada yaklaşık %32’lik bir oranla en fazla kültürü yapılan mantar çeşididir. Kültür mantarı hastalıkları ve kültür mantarı zararlıları üretim sürecinde ciddi verim kayıplarına neden olabilmektedir. Bu kayıpların en aza indirgenebilmesi için kültür mantarında zirai mücadele uygulamaları ürün kalitesini ve ekonomik kazancı artırmanın temel anahtarıdır.
Kültür Mantarı Nedir?
Kültür mantarı nedir? Mantar, çok eski tarihlerden beri değer gören bir besin maddesidir. Günümüzde yaygın olarak yetiştirilen kültür mantarı çeşitleri arasında beyaz ve kahverengi türler ve hibrit çeşitler yer almaktadır. İçerisinde %88-91 oranında su barındıran kültür mantarı, besin değeri bakımından diğer sebzelerden farklı olarak hazmı kolaylaştıran proteinler içermektedir. Mantar, insan için gerekli olan proteinlerin yanı sıra, mineral maddeler ve B kompleks vitaminlerce de zengindir. Kültür mantarının bileşimi, yetiştirilme koşullarına ve çeşitlerine göre farklılık göstermekle birlikte, yaklaşık %88-91 oranında su ve %9-12 arasında da kuru maddeden oluşmaktadır.
Mantar proteini insan için gerekli neredeyse tüm aminoasitleri içerisinde barındırmaktadır. Bu dikkat çekici özelliğiyle sebzeler arasında en yüksek besin değerine sahiptir. Mantar, toprak üzerinde görülen sap ve şapka ile toprak altında ise gelişen misellerden oluşmuştur. Toprak yüzeyindekiler generatif organları, toprak altındakiler ise vegetatif organları meydana getirir. Sap ve şapka kısmı bir ağacın meyvesine benzetilmektedir. Şapkası açılan bir mantarın alt kısmı incelenirse uzunlamasına oluklu bir yapı görülür. Bu oluklu yapıya lamel adı verilir. Lamellerin üstünde mantarın üremesini sağlayan sporlar bulunur. Bu sporlara kültür mantarı tohumu da denebilir. Sporlar doğaya farklı şekillerde yayılabilir. Düştükleri yerde eğer uygun koşullar bulurlarsa çimlenip, ipliksi uzunlamasına bir yapı oluşturur. Bu ilk ipliksi oluşum hif olarak adlandırılır. Hifler topluluğuna ise misel adı verilir. Miseller yoğunlaşınca yumak halini alır ve vegetatif büyüme durur. Toprağın üst kısmına yakın yerlerde miseller sıklaşarak çıktılar oluşturur. Bu dönem mantarın vegetatiften generatif büyümeye geçiş dönemidir. Zaman geçtikçe toprak üzerinde yumrular oluşur ve bunların daha da büyümesiyle şapka sap meydana gelir. Önce şapkanın kenarları sapla birleşik konumda olur, sonrasında şapkanın kenarı saptan ayrılır ve sap genişler. Şapkanın altında siyah renkli lameller ve üzerinde sporlar oluşur. Sporlar olgunlaşınca şapkadan ayrılarak etrafa yayılır. Bulundukları yerlerde çimlenerek yeni mantarlar meydana gelir. Böylece mantarların yaşam çemberi oluşur.
Kültür Mantarı Bakımı Nasıl Olmalıdır?
Toprak örtmesinden itibaren havalandırma ve sıcaklık kontrolü, sulama, hastalık ve zararlılara karşı önlemlerin gerektirdiği gibi yapıldığı taktirde ilerleyen zamanlarda alınacak olan ürün miktarı ve kalitesi önemli ölçüde etkilenmektedir. Bünyesinde %90-92 su barındıran mantarın yetiştiriciliği esnasında su gereksinimi de oldukça fazladır. Asıl bitkiyi meydana getiren mantar misellerinin suya duyarlı bir yapısı vardır. Nemin optimum seviyede olması misel gelişimini olumlu yönde etkilerken, nem oranının optimum seviyenin altında veya üstünde olması miselin formunu ve gelişim hızını olumsuz etkiler. Kültür mantarı yetiştiriciliği genelinde sulama büyük önem taşır. Yapılan sulamalar mantarın ihtiyacını karşılamalı ancak misel gelişimini olumsuz etkilemeyecek miktar ve aralıklarda olmalıdır. Mantar yetiştiriciliğinde sulama toprak örtmeyle başlar. Topraklamadan sonra yapılan sulamaların yeterli olması, yastık yüzeyine serilen örtü toprağının serim öncesi neminin katkısı büyüktür. Çok kuru olarak serilmiş olan toprağın örtme işleminden sonraki birkaç gün içerisinde suya doygun bir kıvama getirilmesi oldukça risklidir. Örtme işlemi esnasında toprak yaklaşık olarak %60-70 nem içermelidir. Pratikte bu nem oranı toprağın parmak aralarında kuvvetlice sıkılmasıyla anlaşılabilir. Bu işlem yapılırken topraktan su sızıyorsa nem oranı yeterli anlamına gelmektedir. Sulamalar ucuna pülverizatör memesi takılmış hortumlarla, yağmurlama biçiminde yapılmalıdır. Sulama suyu yastıklar üzerine ince ve yumuşak olarak düşmelidir. İlk 3-4 günde sulama işlemleriyle toprağın nemi istenilen kıvama getirilince verilen su miktarı azaltılır. Topraklamadan 5-7 gün sonra miseller toprağın neredeyse yarısını sarmış olacaktır. Bu dönemde hastalık ve zararlılara karşı önlem olarak son kez ilaçlama yapılarak toprak yüzeyi sulanabilir. Taslak oluşumu başladığında yastıklara su verilmesi tehlikelidir.
Mantar taslaklarının oluşmaya başlamasıyla, nohut büyüklüğüne geldiği sırada sulama yapılmamalıdır. Yastıklardaki mantarlar nohut büyüklüğüne ulaştığı anda sulama tekrar yapılmalıdır. Mantarların neredeyse tamamı hasat büyüklüğüne ulaştığı zamanda da sulama yapılması önerilmez. Mantar miselleri toprağın yaklaşık 2/3’ünü kapladığında, taslaklar oluşmadan önce tırmıklama işlemi yapılarak mantarların düzenli gelişmesi sağlanır. Tırmıklama işlemi yapılmadan bir gün önce sulama yapılır ve ertesi gün örtü toprağı karıştırılarak tekrar yayılır.
Tırmıklama işleminin erken veya geç yapılması, hastalık ve zararlıların da verimi düşürebileceğinden zamanlama önemlidir. Tırmıklama işlemi sonrası havalandırma artırılır ve taslaklar nohut boyutuna gelene kadar sadece hafif nemlendirme yapılır. Örtü toprağında misellerin sağlıklı gelişmesi ve zamanında şapka oluşturması, topraklama sonrasında sıcaklık ve havalandırmanın doğru ayarlamasıyla ilgilidir. Aşırı sıcaklık ve erken havalandırma işlemi misellerde olumsuz etki yaratırken, sıcaklığın kademeli olarak düşürülmesi ve kontrollü havalandırma yapılması taslak oluşumunu destekler. Düşük sıcaklıkta mantarlar yavaş ama kaliteli gelişim gösterir. Topraklama sonrasındaki ilk günlerde sadece yastık sıcaklığının artmasını önlemek amacıyla havalandırma yapılır ve CO₂ seviyesi %1–2 civarında sabitlenir. Miseller toprağın kısmen 2/3’ünü kapladığında havalandırma artırılır ve CO₂ %0,1’in altına indirilir. Bu işlem sayesinde keçeleşme önlenerek şapka oluşumu hızlandırılır. Bu süreçte odadaki hava dolaşımı, nem oranının %90-95 oranında korunması ve sıcaklığın kontrol edilmesi önemlidir. Sulama sonrasında havalandırma yapılması mantar yüzeyindeki ıslaklığı azaltarak bakteriyel leke riskini azaltır.
Kültür Mantarı Hastalıkları Nelerdir?
Kültür mantarı hastalıkları sırasıyla; yeşil küf, kuru kabarcık, ıslak kabarcık, bakteriyel lekelenme, kahverengi lekeli mantar, mantar solgunluğu, beyaz küf, kara küf, virüsler ve mozaik hastalıkları. Yeşil küf hastalığında, kompost ve yastıklarda kahverengi-yeşil lekeler ve pamuksu görünüm gözlenir. Yüksek nem, sterilize edilmemiş kompost, hijyen eksikliğinden kaynaklanır. Kuru kabarcık hastalığında, şapka kısmında kahverengi lekeler, mantarda şekil bozukluğu ve verim kaybı gözlenir. Enfekte kompost, yüksek nem ve yoğun üretim kaynaklı oluşur. Islak kabarcık hastalığında, şapka kısmında sümüksü, kötü kokulu yapı ve sap kısmının zayıflaması gözlenir. Aşırı nem ve hijyen eksikliği sebebiyle enfekte olmuş kompost kaynaklı oluşur. Bakteriyel lekelenme hastalığında, şapkada kahverengimsi veya yağ lekesi görünümlü su damlasına benzeyen görünümler şeklinde meydana gelir. Yetersiz havalandırma, yüksek nem ve kirli sulama suyu kaynaklı oluşabilir. Kahverengi lekeli mantar hastalığında, mantar dokusunda çürüme ve kahverengi lekeler gözlemlenir. Yetersiz hijyen ve yüksek nem kaynaklıdır. Mantar solgunluğu, miselin gelişiminin yavaşlaması ve küçük zayıf mantarlar şeklinde olur. Besin yetersizliği ve yanlış sulama sebebiyle oluşur. Beyaz küf, beyaz pamuksu tabaka sayesinde anlaşılır. Nem fazlalığı ve yetersiz hijyen kaynaklı görülür. Kara küf, siyah renkli lekeler mantar üzerinde büyür. Kötü havalandırma, fazla nem ve hijyen eksikliğiyle meydana gelir. Virüsler ve mozaik hastalıkları, sap veya şapka bölümünde deformasyon ve renk bozulması kültür mantarında hastalık belirtileri olarak gözlemlenir. Enfekte olmuş misel veya tohum kullanımı kaynaklı oluşur.
Kültür Mantarı Zararlıları Nelerdir?
Kültür mantarı zararlıları sırasıyla; mantar sineği, akarlar, toprak kurdu ve larvalar, sinekler ve küçük böcekler, nematodlar, fare ve kemirgenler. Mantar sineği, yastık ve kompost kısmında yumurta bırakırlar, misel ve taslakları yerler, mantarlar şekilsiz ve kısa kalırlar. Akarlar, kompost ve mantarlarda sarı-beyaz lekeler oluştururlar, misel ve mantar dokusunu tüketirler. Toprak kurdu ve larvalar, komposta tüneller açarak, misel ve taslakları yerler. Yastık yapısının bozulmasına neden olurlar. Sinekler ve küçük böcekler, mantar ve yastık yüzeylerinde gezinerek misel ve taslakları bozarlar aynı zamanda hastalık taşırlar. Nematodlar, mantar saplarında deformasyona neden olurlar ve misel gelişiminde yavaşlama, verim kaybı yaşanır. Fare ve kemirgenler, mantara ve komposta fiziksel zarar vererek hastalık taşırlar.
Kültür Mantarı Zirai Mücadele Yöntemleri
Tüm kültür bitkilerinde gözlemlendiği gibi mantarlar da hastalık ve zararlılara karşı hassastır. Fakat kontrollü ve kapalı yetiştirme koşulları sağlandığı zaman bu risk en aza indirgenebilir. Hastalık ve zararlılar meydana çıktığında kültür mantarında zirai mücadele yöntemleri kısıtlı kalabilir, bu sebeple önlemlerin önceden alınması önemlidir.
Kültürel mücadele kapsamında, hasat vakti geciktirilmeden mantarlar şapkaları açılmadan toplanmalıdır. Hasat dönemi yüksek sıcaklıklardan kaçınılmalıdır. Sabah ve akşam kontrolleri yapılarak ölü mantarlar temizlenmelidir.
Kimyasal mücadele kapsamında, flaş aralarında %0,25’lik formaldehit kullanılarak yastıklar ilaçlanmalıdır. Sinek kontrolü sağlanmalıdır. Örtü toprağı dezenfekte edilmeli ve hijyen kurallarına önem verilmelidir. Flaş aralarında temizlik yapılmalı ve odalar dezenfekte edilmelidir. Doğru hava akımıyla yeterli buharlaşma yapılmalı ve ideal nem oranı sabitlenmelidir. Ayrıca biyolojik müdahale ile akarlar ve sineklere karşı yararlı mikroorganizmalar kullanılarak ilaç kullanımına olan ihtiyaç azaltılabilir.
Mantar yetiştiriciliğinde koruyucu önlemlere fazlasıyla önem verilmelidir. Kültür mantarı hastalıkları ve kültür mantarı zararlıları ile karşılaşıldıktan sonra yapılacak olan müdahaleler maliyetli, riskli bazen de sonuçsuz kalabilir. Kapalı ve kontrollü uygun koşullar sağlandığı taktirde oluşabilecek riskler büyük oranda azaltılabilir. Düzenli ve yeterli sulama, nem ve sıcaklık kontrolü, ilaçlama, hijyen ve zararlı takibi üretim sürecinin demirbaşlarıdır. Bunlara dikkat edildiği ve kültür mantarında zirai mücadele yapıldığı sürece mantarların sağlıklı gelişimi, kaliteli ve yüksek verimle ürün eldesi kaçınılmaz olacaktır.