Ömer Fethi Gürer: 2026 Bütçesiyle Ne Sulama Yapılır, Ne Üretici Doyar!
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2026 bütçesinde tarımsal desteklemelere ayrılan payın Tarım Kanunu’na aykırı olduğunu belirterek, “Çiftçiye verilmesi gereken yasal destek 772 milyar lirayken, reva görülen rakam 168 milyar lirada kaldı” dedi. Gürer ayrıca çiftçilerin banka borcunun 1 trilyon lirayı aştığına dikkat çekti.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım sektörünün içinde bulunduğu ekonomik darboğazı ve 2026 yılı bütçesindeki yetersizlikleri gündeme taşıdı. 2025 yılında yaşanan kuraklığın rekolte kayıplarına yol açtığını hatırlatan Gürer, yeni üretim sezonu öncesinde çiftçinin finansal bir çıkmazda olduğunu vurguladı.
“Tarım Kanunu Yok Sayılıyor”
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçesinin 542 milyar lira olarak belirlendiğini hatırlatan Gürer, tarımsal destekleme bütçesindeki “kanun-uygulama” çelişkisine sert tepki gösterdi.
Tarım Kanunu’nun 21. maddesini işaret eden Gürer, “Kanuna göre çiftçiye verilmesi gereken destek, gayrisafi millî hasılanın yüzde 1’inden az olamaz. Bu hesaba göre üreticiye aktarılması gereken tutar 772 milyar lirayı buluyor. Ancak bütçeden tarımsal destek için ayrılan kaynak yalnızca 168 milyar lira. Tarım Kanunu’na göre verilmesi gereken destek, ne yazık ki çiftçiye verilmiyor” ifadelerini kullandı.
542 Milyar Lira Hangi Yaraya Merhem Olacak?
Bakanlığın toplam bütçesinin sektörün devasa sorunlarını çözmekte yetersiz kalacağını savunan Gürer, şu soruları yöneltti: “Bu 542 milyar liralık bütçeyle kronikleşen sulama suyu sorunu mu çözülecek? Arazi toplulaştırması mı tamamlanacak? Yoksa çiftçiye can suyu olacak destekler mi verilecek?”
Küresel iklim değişikliğinin etkilerine ek olarak Türkiye’nin ciddi bir su yönetimi sorunu yaşadığını belirten CHP’li vekil; baraj, gölet, kapalı sulama sistemleri ve modern sulama yatırımlarının bu sınırlı bütçe ile karşılanmasının zorluğuna dikkat çekti. 2026 yılındaki yağışların bir umut olduğunu ancak bu sürecin doğru yönetilmesi gerektiğini belirtti.
Çiftçi Borç Batağında: Kredi Yolları Kapalı
Üreticilerin finansmana erişimde yaşadığı zorluklara da değinen Ömer Fethi Gürer, bu yıl başlatılan yeni bir uygulamayla BAĞ-KUR prim borcu olan çiftçilere bankaların kredi vermediğini açıkladı.
Üretici köylülerin bankalara olan borcunun tarihi bir rekorla 1 trilyon 2 milyar liraya ulaştığını vurgulayan Gürer, “Kredi alamayan çiftçi üretimin içinde kalamaz. Zaten borç yükü altında ezilen üreticiye destek vermezseniz, tarımsal sürdürülebilirliği sağlayamazsınız” uyarısında bulundu.
“Üreten Mutsuz, Tüketen Mağdur”
Gürer, tarım sektöründeki maliyet artışlarının hem üreticiyi hem de tüketiciyi vurduğunu belirtti. Yem, gübre, tohum, mazot ve elektrik gibi temel girdi maliyetlerinin hızla arttığını ifade eden Gürer, tarladan sofraya uzanan zincirdeki çarpıklığı şu sözlerle özetledi:
“Ürün üreticiden çıktıktan sonra en az dört el değiştiriyor. Rafa varıncaya kadar fiyatlar katlanarak artıyor. Sonuçta; üreten ürettiğinden para kazanamadığı için mutsuz, tüketen ise fahiş fiyatlar nedeniyle pahalı ürün almak zorunda kalıyor.”